24 Haziran 2015 Çarşamba

Koton Beauty Kaş Kalemi ve Kaş Maskarası (Esmerlere Uygun)


Aylar önce bir ara Koton markası kozmetik işine de el attı. Ben de onlardan bu güzellikleri kaptım. 



Kaşlarımı önceden doldurmazdım. Hatta kaşın doldurulabileceği fikri bile aklıma gelmemişti. Evet, o derece kötüydüm bu konularda. Yavaş yavaş açılıyoruz 2-3 senedir bakalım. :) 

İlk başta Essence in kaş farlarını aldım, onu uzun süre kullandım. Doğal duruyordu ama eğer aceleyle fırçaya biraz fazla almışsam, işte o zaman çok sert ifade veriyordu. Sonra kahverengi kaş kalemi kullandım yine Essenceden, baktım bu sefer rengi tutturamadım.Flaşlı fotoğraflarda o kızıllık direkt belli oluyordu. Sonra geçtim bildiğimiz 2b kurşun kalemine. İşte şimdi harika oldu derken onun da kaşlarımı döktüğünü ve fazla bastırmışsam cildimi yaraladığını farkettim. Tam bu işten vazgeçecektim ki bu renklerle karşılaştım.

Ne yazık ki ülkemize gelen renkler hep çok kısıtlı. Ya çok sarı geliyor -ki bizde çok sarışın nadir- ya da çok koyu renk geliyor bu sefer de kumrallar faydalanamıyor. İşte o yüzden bu renk bence çok güzel düşünülmüş. Çünkü genelde saç renklerimiz kahvelerde takılıyor ama kaşımız ondan daha koyu duruyor. Misal benim için bu böyle. Saçım kızıllık içeren kahverengi iken kaşlarım neredeyse siyah.

Neyse her zamanki gibi uzun çeneden sonra ayrıntıya geçeyim. Sol tarafta gördüğünüz kaş maskarası sağdaki de kaş kalemi. Bu iki renk birbirinden çok farklı gibi görünüyor ama çok yakın.


İkisinin de numarası 903 antrasit brow. Brown değil yalnız bu şekilde yazmışlar. Ki, ikisi de kahverengi değil zaten. Küllü gri gibi.

Benim uygulama şeklimse, kalemin ucunu açarak sadece çok boşluk gördüğüm yere yukarı doğru doğal kıl varmış, çok bastırmadan gibi birkaç çizgi çekmek. Daha sonrasında da arkasındaki tarağı ile taramak. Sonra da kaşlarımı maskara ile sabitlemek şeklinde.

 Kaş maskarasının çok ufak olması benim için çok pozitif bir özellik çünkü kaşım aşırı eksik değil. Sadece uç kısımlara ve içlere doğru boşluklar var. Bunun uygulanışı da, ufak bir karşılaştırma yaparsam Rimmel London kaş maskarasından daha kullanışlı geldi bana. Çünkü onun aplikatörü göz için üretilmiş maskaralar gibi. Uygulamakta zorluk yaşayabiliyorum. Onu da bir ara  yazarım eğer isterseniz. 

Benim kaşlarım gün içinde aşırı derecede oraya buraya dağılan kaşlardan değil. O yüzden tutuşu konusunda bir şey söylemem yanlış olur. Açıkcası kaşım aşağı yukarı oynasa da pek kafama takacağımı düşünmüyorum. Ama kaşlarımı bu maskara ile yukarı kaldırıp istediğim gibi şekillendirebiliyorum. Kesinlikle ve kesinlikle benim kaşlarımda ağırlık yapmadı. 

Kaş maskarasının peşin fiyatı 13 lira, kaş kaleminin peşin fiyatı 6 lira ve ben indirimi bekleyemeden aldım. Bu tarz şeyler indirime kalmıyor genelde. 

Eğer kaş ürünlerinin kızıllık verdiğinden yakınıyorsanız tavsiye ederim.



20 Haziran 2015 Cumartesi

Bioderma Photoderm Max Ultra Fluid SPF50 (Light)

Selamlar arkadaşlar 

Bugün sizlere artık üzerinden yaz geçmeden üşenmeyip yazmam gereken fakat çok geciktirdiğim bir güneş kremi yazısıyla merhaba diyorum.



Ürünü geçen seneden beri zaman zaman kullanıyorum artık yeterince fikre sahibim.

Bu arada baştan söyleyim ürün bana gönderilmedi. Kendim aldım. Hatta keşke gönderilseydi :D Zaten Bioderma, La Roche Posay, Avene gibi dermokozmetik markalarından memnun kalmadığım ürün pek olmuyor. Bu da beni çok az özelliği dışında pek şaşırtmadı. 

Geçen sene dermatoloğa gittiğimde cildimin aşırı hassas olduğunu soğuğa ve sıcağa karşı çok toleranssız olduğumu söylediğimde bana bunu önermişti. Renklisini aldım ki renkli nemlendirici misali kullanabileyim. 

Cildim şu an başta hassas ve nemsiz  olmak üzere kuru/karma ve toleranssız. Yalnız, yağlı ürünler kullandığımda da ufak tefek sivilceler baş gösteriyor. O yüzden yağlı ciltlerin de kullanabileceği bu üründen yana kullandım terciğimi. Vaatleri şu şekilde :


Açık renkli olanını tercih etmiş olmama rağmen, ne yazıkki cildime çok turuncu kaçan bir alt tonu var. Daha natural bir tonda olsaymış çok daha iyi olurmuş. Benim cildim kışın NC25 yazın NC30 ve şu an yaz mevsiminde olmamıza rağmen bende bile koyu durdu.(Gerçi Ankara'ya ne kadar yaz geliyor orası da tartışılır) Dağıtılınca ve dağıtılmadan önceki hali de aynı şekilde bir iki ton kadar değişiyor.  Fotoğrafta bir dağıtmadan önceki hali, bir de dağıttıktan sonraki hali var. 


Gördüğünüz gibi 4-5 ton koyu kaçıyor. Ama bu tarz kremler elden swatchlanmaz normalde. Ciltteki duruşa bakmak lazım. Şu an cildim, elimden 1 ton koyu olsa yine koyu. Tabi bu yine de kullanmayacağım manasına gelmiyor. Üzerine pudra kullanıp renk eşitleyerek kullanıyorum.

Ben bu arkadaşı expert face fırçası ve elimle denedim doğal olarak elimle daha düzgün bir sonuç aldım çünkü ürünün asıl özelliği güneş kremi olması.

SPF50 olması ile güneş koruması zaten başlı başına iç rahatlığı veriyor.

İlk sürüldüğünde sanki ''eeeyyyvaah bu kesin sivilce yapacak bende'' dedirtiyor, ama panik olmayın cilt ile hemen bütünleşiyor  ve o yağlı his kalmıyor.

Üründe kapatıcılık azdan ortaya doğru. T bölgesi 4-5 saat sonra parlama yapıyor.
Altına nemlendirici kullanmanıza gerek yok ürünün kendi özelliği krem olması zaten.

Kokusuz, parabensiz, parfümsüz olması çok güzel bir özelliği. Güneşten kaçalım hem de birazcık renk versin derken güneş lekesi istemeyiz.

Suya dayanıklı olduğu söylenmiş ama ben renkli nemlendirici ile suya girmeyi tercih etmem ne olursa olsun :D

İçerikte ilk beş sırada alkol felan yok ama sonlara doğru  mineral oil var.

Ekstra siyah nokta yapmadı. 

Ürünü ben tercih ettiğimde 75 lira gibi bir fiyatı vardı. Şimdi de sitelerde o civarlarda bulabiliyorsunuz.

Beni instagram hesabımdan takip ederseniz çok sevinirim.
Herkese iyi hafta sonları.


5 Haziran 2015 Cuma

The Balm Put a Lid on It Far Bazı

Selamlar arkadaşlar

Bu yazımda sizlere The Balm'ın Put a Lid on It Far Bazından bahsedeceğim. Daha önce de söylediğim gibi, kimin ne kadar yazdığı veya ürünlerin popüler olup olmadığı beni ilgilendirmeden yazıyorum demiştim. Bu far bazının daha önce bin sefer yazılmış olduğunu da biliyorum :) Ayrıca, her zaman olduğu gibi yine hiç bir firmayla henüz anlaşmam olmadığını, olsa dahi dürüstlüğünden her şeyi açıkca söyleyecek iyisini kötüsünü belirtecek yazılar yazacağımı da söylemiştim. 

Bu baz da Gratis indirimlerinden birinden alınmış olan ve The Balm markasının ''alınması gerekenler'' listesi olsa, başta olması gereken ürünlerinden diye düşünüyorum.


Baz bu şekilde tüpte geliyor. Tabiki inanılmaz güzel  pin-up görüntüsü kutusunda mevcut :) O The Balm'ın olmazsa olmazı. Fotoğrafını çekmeyi unutmuşum.

Bu bazlar ben gibi far sürme özürlüsü insanın bile işine yarayabiliyor cidden. Yani en azından The Balm için ben bunu söyleyebilirim. Aşağıdaki miktar kadar iki göze birden yetiyor.


Şimdi öncelikle soran vardır belki bir far bazı ne işe yarar? Far bazı gözünüzü makyaja hazırlar, farlarınızın rengini canlandırır ve yağlı-aşırı kuru göz kapaklarında birikme problemlerini önler. Benim göz kapaklarım sorunlu değil ama, hooded eyes dedikleri düşük göz kapağına sahip olduğum için, göz kapağım bir miktar düşük kısmın altında kalıyor. Bu da kapakların nemli kalmasına sebep oluyor. Dolayısıyla makyaj tutmuyor.

Ben de, ''bunu çözecek bir şey yok herhalde şu kızlar ne yapıyor sürekli makyaj mı tazeliyorlar?'' diye düşünürken bu far bazı meselesiyle tanıştım. Meğer göz kapaklarında makyaj durmayanlar hep baz kullanırlarmış :)) 

 Gösterdiğim  kadar bir miktar alıyorum. Gördüğünüz gibi hafif sedefli bir yapısı var (ancak belli olmuyor merak etmeyin) ve krem gibi değil sanki silikonumsu kıvamı var.  Yüzük parmaklarımı birbirine sürtüp, iki gözüme de uyguluyorum. İki dakika bekleyip üzerine farımı, eyelinerımı -ne varsa artık- uyguluyorum. Ta taa! Akşama kadar akmayan bulaşmayan far görüntüsü. 6-8 saat, hatta soğuklarda 10 saate kadar kalıcı olabiliyor. Sadece çok sıcaklarda çok az bir birikme yapıyor 4 saat sonrasında. Ama dikkate alınacak kadar bile değil o derece. Farların rengini gerçekten canlandırıyor mu sorusuna da yanıtım şu fotoğrafla olur :


Yukarıda hem farın, hem eyelinerın baz üzerine uygulanmış halini görüyorsunuz.(İki kısma da iki kat far uygulandı) Eyelinerda çok büyük bir fark yaratmasa da,  farlarla aynı şekilde  çok güzel tutuyor. He bu arada unutmadan, pirinç tanesi kadar almalısınız, daha fazlası çok gereksiz oluyor ve birikiyor. Önemli olan kısım kesinlikle daha fazla alınmaması gerektiği. Bir pirinç tanesi iki göze birden yetiyor. Yani bu tüp ömürlük gidecek herhalde bana :D Keşke far uygulamayı da becerebileydim de, şahane makyajlar çıkaraydım :) Bende hiç bir şekilde irritasyon yapmadı. Ki bloğu takip edenler tüm cildimin çok hassas olduğunu bilirler.

Bu bazı %50 indirim ile sanıyorum 20-25 lira civarı bir fiyata almıştım. Tekrar bittikçe tercih ederim. Ama bir ürün popülerleşti diye hemen fiyatını abartırlarsa.... hooop hemen aldatırım onu da söylemeden geçemeyeceğim.

Şu da meraklısına içerik bilgisi :


Yazıyı burda sonlandırıyorum. Herkese iyi hafta sonları diliyorum. Instagramdan takip etmek isteyenleri bekliyorum :)

11 Nisan 2015 Cumartesi

Şubat- Mart Ayı Bitenler

Bir geç kalmış bitenler yazısından daha merhaba
2 aydır bu cicileri kullanmışım . Tabiki iki ay boyunca kullanıp bitirmedim, ama bu aylar içinde bitenler bunlar. 

Niye yazmadığım konusuna gelirsek de ameliyat oldum. Normalde bloggerların bahane sunmasını çok gereksiz görüyorum ama  bahanem gayet haklı bence . Bir de sağolsun kimse instagramdan takip etmiyor. Boşuna kürek çekmenin manası yok diye düşünmeye başladım. Okuyup kaçmayın öyle :) Neyse çok konuşan bloggerdan sevgilerle yazıya girişi yapıyorum artık.


1-Lilibe Makyaj Temizleme Pamuğu : Rossmann'ın kendi markasına ait bu makyaj pamuğundan çok çok memnunum. Kaçıncı pamuk bitirişim bilmiyorum ama daha önce bitenlere eklemediğimi farkettim. Markette kötü pamukların 40 lı 50 leri 2.5 tl iken bunun indirimlerde aynı fiyata gelmesi beni bu pamuklara itti ama iyi ki itmiş. 1 benri 2 bu pamuklar derim, he bu arada aloe veralısında normalinden fark göremedim. 

2- Durance Ancian Rose Nemlendirici: şu yazımda bahsettiğim nemlendirici. Çok memnundum. Dibini bulduğumda ağlayacaktım. Bu arada pompalı olduğu için dibinde kalan kısmı da zor çıktı.Ters çevirip bekletip dibindekini kullanayım dedim yoğun kıvamından dolayı akmadı. Bu kremde bir tek bunadır sitemim.

3-Ritüel de Beaute Siyah Nokta Temizleme Bandı : 3. kutuyu bitirdim. Şu yazımda bahsetmiştim. Çok kuvvetli çekim gücü vardı. Diğer tüm bantları denedim bunda karar kılmıştım. Ama sanırım bant olayına geri dönmeyeceğim. Çünkü tüylerimi de çekiyor. Sarı tüylü olsam neyse.. Banyoda çıkarmak derdindeyim artık. 

4- Gratisin İsimsiz El kremi : Evet bildiğiniz isimsizdi zaten tükenmiş, yeni versiyonu artık isim almış. Vanilya kokusuna hayranlığımdan almıştım. 2.5 tl idi sanırım. Gayet güzel emilimi vardı yeterliydi de ama paraben içeriyordu. O yüzden bir daha tercih etmem. Parabene takık olmayanlar için güzel bir seçenek olabilir.

5-Isana Kıvırcık Saçlar için Saç Köpüğü: Ne yaptıysam bu köpükle anlaşamadım. Saçımı sertleştirdiği için banyoda bile açamıyordum yolmak zorunda kalıyordum. İlk baştan çok iyi anlaştığımı ve güzel şekil verdiğini düşünmüştüm, 2. şişeyi almıştım ama banyo derdinden bir daha almayacağımı farkettim. İndirimlerde 4 tl gibi uygun bir fiyata geliyordu.

6- Down Under Naturals Fruits&Kicks Saç Köpüğü: Hayatımın köpüğü. Diğer köpüklere göre çok pahalı. O yüzden ancak indirimlerde, ya da yerel parfümeride uygun fiyata geldiğinde alabiliyorum kendisini. Çok mükemmel tutuyor ve pırıl pırıl duruyor. Dalgalar tam istediğim gibi oluyor yapışmıyor. Banyoda kolayca açılıyor. Tek tek lüle lüle oluyor-du tabi artık. Şu an yeşilini denemek için aldım, bitirdiğimde ondan da bahsedeceğim. Ama dönüp dolaşıp geleceğim köpüklerden biri olduğu kesin. Tekrar alınacak yani.

7-Lush Fair Trade Honey Şampuan : Bu şampuanı ne umutlarla almıştım :( Lusha gitme amacım aslında tamamen kıvırcık saçlar için olan şampuanını almaktı. Tabi o zaman daha kapanmamıştı ki Lush :/ Her neyse, kıvırcık saçlar için olan kalmamış. Bu da çok benziyor nemlendirici dediler verdiler. Almaz olaydım. 70 lira vermiştim üstelik tüm param çöp :( Bir daha emin olmadığım bir şeyi almam. Hatta şampuana bu kadar para da vermem organik olmadığı sürece. Temizlik hissi mükemmel, tek seferde azıcık şampuanla gıcır gıcır oluyor saçlarınız. Ama benim çatır çatır kuru saçlarımı adam edemedi. Yine de erkek bloggerlardan çok memnun kalan öğrendim. Bknz. care4male, onorr eğer doğru hatırlıyorsam. Yanlışsam uyarın.

8-Fresh'n Soft Makyaj Temizleme Mendilleri : Ortalama bir makyaj temizleme mendili. Gratis veya Watsonsda kasa indiriminde vermiş olmaları ihtimali yüksek. Çok beğendiğim bir mendille daha tanışmadım. Zaten bunlarla anca kabasını alırım. Derin temizlik yapmadan yatamıyorum.

9-Rival de Loop Kütikül Kalemi: RDL den beklenmedik hareketler. Çok kaliteliydi halbuki Rossmann'ın ürünlerinin çoğu. Kuru resmen bu kalem. Benim gibi her şeye dikkat ederek kullanan birine bile yaramadı diyebilirim. Neyse ki ucuzdu.

10-Alterra Vitaminli Peeling: Bu da Rossmann'ın kendi doğal adı altında piyasaya sunduğu peelingi. İçeriğe bakınca gerçekten daha temiz diğer markalara göre. Temizleme hissi de süper.Ama yok, bana peelingler yaramıyor(hassas-karma-nemsiz cilt) onu gördüm. Yağlı ciltli bir arkadaşıma gayet iyi geldi. 

11-Avene Antirougers Jour Redness Relief: Bu kremden oldukça memnunum. Yedekledim bir dahaki kışı bekliyorum kullanmak için. Tık tık bahsetmiştim daha önce bundan da. Bozulacak sandım çünkü bitmek bilmedi. Çok bereketli çıktı.

12-Pure'n Soft Daily Protection İntim Temizleme Sıvısı: Bu tarz ürünler olmadan banyo yapamaz oldum. Temizlik hissi bir başkaymış gerçekten. Ayrıca genital bölge sabunla temizlenmez arkadaşlar. Doktora da danıştım temizlenmezmiş. Hastalıklara davetiye çıkarmak istemiyorsanız bir intim temizleyici edinin derim. Ama bu köpürmeyen cins ve paraben var. Hem de öyle bir değil baya bir. O yüzden bunu bir daha tercih etmem sanırım.

13-Sante Organic Gel Douche Shower: Ananas ve limonlu bu duş jeli harika cidden. Organik olması, kokusu, verdiği temizlik hissi...Cidden bayıldım. Ama ne yazık ki organikliğinden, 26 lira felandı hatırladığım kadarıyla tr.de. Üstelik de gramajı az. Çok yakın bir arkadaşım yurt dışından getirdi bunu hediye. Vallahi yoksa duş jeline vermezdim o kadar para :D 

14- Garnier Makyaj Temizleme Solüsyonu: Bu sıvı kıvamdaki solüsyonlar makyajı, özellikle de göz makyajını mıknatıs gibi tek seferde pamuğa toplama hünerleriyle ünlüler. İlk aldığım şişe tam da bu işlevi layığıyla yerine getiriyordu. İkinci şişede ne olduysa oldu, artık eski performansı vermiyor. İki pamuk kullanıyorum yine de çıkmıyor rötüş istiyor. Evdeki makyaj temizleme bıdıbıdıları bitene kadar yenisini almam.

15- Rival de Loop Natural Makyaj Temizleme Sütü: Defalarca süt denedim çok markanın, ama yok süt de benim cildimle uymayan bir temizleme yöntemi. Dairesel hareketler ne yazık ki kızarıklığımı artırıyor. Bunda da sonuç değişmedi. Zaten gözde kullanılmıyormuş. Cilt için sadece. Temiz cildimi temizlemek için kullandım. Makyaj temizlemek için- bızımla değilsın.

16-Yves Rocher Moisture Boost Concentrate Normal& Combination Skin : İşte buu! Yves Rocher'in bir serumu cildine yarayacak deseler hiç inanmazdım cidden. Hafif bir serum olmasına rağmen benim burun kenarımda başlayan  ince kırışıkları açtı. Ama ilk baştan yapış yapış bir etki veriyor. Sonra emiliyor. Yaz ortasında tekrar tercih edebilirim. Elimde başka bir serum var şu an.

Sorunuz olursa msjdan alabilirim. İnstagram takibine de bekliyorum.

26 Şubat 2015 Perşembe

Durance Ancian Rosa Moisturising Face Cream


Durance Antik Güller nemlendirici Yüz Kremi: 

Hooof güller felan! İyiden iyiye kendi kendine romantikleşen ruhuma dokunuyor. Bildiğin kendi kendimi düşüne düşüne... İyi mi kötü mü bilemedim. Sonsuza kadar da söyleyemem kesinlikle. Kahpe kader. Umarım görmezsin. Bir tarafıyla güler kesin. Haklı olarak... Gerçi görmez de işte... Öyle bir şey... Öhö!. Neyse... Konuya giriş yapıyorum.

Organik ürünlere olan ilgim daha yeni başlıyordu ve iyi bir nemlendiriciye de ihtiyacım vardı. Ne zamandır arıyordum güzel bir nemlendirici.

Durance'den bir mesaj...Bingo! Bazı ürünlerde sadece iki saatliğine indirim olmuş. Sabah 10dan 12 ye kadar. Belki indirimdedir dedim, koşarak gittim. İndirimdeymiş. Çok sevindim kaptım tabiki :) Yalnız kapitalizmin iyiden iyiye kölesi olmuşum. Bana lükslerimi verin, gereksinimlerim olmadan da yaşarım demiş ya Oscar Wilde amcamız, öyle olmuş resmen. Hemen eski tasarruflu, hatta kendime pinti halime geri dönmem lazım!

 Bu kremle ilgili de yabancı bloglar dahil hiç bir yerde review görmedim. O yüzden öne çektim bunu yazmayı. Kim bilir, belki Rusya'dan bir güzel bakmak ister, translatete çevirir felan... udkjkflşrkljgkg yeni başlayan blogger hayalleri :D


Önce kremin kapağındaki vaatlere bakalım: 

''Centifolia gülü özleri ve E vitamini ile cildin yaşlanmasını yavaşlatır. Cildi nemlendirir, korur ve tazeler. %95 +doğaldır, yapay koruyucu, boya, paraben ve phenoxyethanol içermez.''

Buraya yazmamış ama ingilizce kısmında shea yağı, badem yağı, bazu sebzelerin yağları, ayçekirdeği yağı da içerir yazıyor. He bir de epidermisin derinlemesine tabakalarındaki hasarları onarmakta da yardımcıymış. 

Şimdi ben bu güzellikten bahsedecek olursam... Bir kere mis gibi gül kokuyor gerçekten. Öyle kimyasal bir koku da değil, gül bahçesindeymişsiniz hissiyatı veriyor. Cidden! Oh bee dedirten bir koku. Ki takipçiler bilir ben kozmetikte kokuya çok takıntılı değilim.

Kremin  yoğun nemlendirme özelliği olmasına rağmen en ufak bir sivilceye, -onu bırakın- miliaya bile sebep olmadı. 

Banyo sonrası kullandığınızda maske etkisi yapıyor resmen uzun süreli rahatlık sağlıyor.

Ben bu kış Ankara ayazında kullandım. Kış mevsiminde cildim daha nem dengesi bozuk ve daha hassas oluyor; kullandığım her şey kaşıntı yapıyor; bu arkadaş onu da yapmadı. Sabah kalktığımda cildimde güzel bir yumuşaklık oluyordu. 

Aynı zamanda anti-aging özelliği taşıyormuş ne kadar doğrudur bilemiyorum ama ben bunu Yves Rocher serum ile kullandım (onu da bilahare yazacağım) ve bir süre sonra burun kenarımda başlayan yaş ile gelen kırışıklığı az da olsa açtığını gözlemlediğimi söyleyebilirim. Tabi bunun serumla da etkisi var.

Kutusu da şu şekilde:

Gözeneklerimi kesinlikle tıkamadı. Lakin zaten tıkasaydı bile iflah olmaz bir siyah nokta patlaması yaşıyorum. Burnum ve çenem cidden ağlanası bence. Herkes belli olmuyor diyor ama benim gözüme gözüme batıyor sanki. Jiletle kazıyacağım nerdeyse cildimi aaarghh düşündükçe moralim bozuluyor  :(

Her neyse. Pompalı ambalajı var. Bu bence hijyen açısından harika. Yüzüme sürdüğüm şeylere elle temastan inanılmaz huzursuz olmaya başladım. He çok mu titizdin ki? Hayır. Ama cildimde en ufak bir enfeksiyona bile tahammülüm yok artık. Hafif derece rosecea olan cildimi de çok iyi rahatlattı bu arada bu krem.

Tek sorun, şişenin sonuna geldiğinizde dibinde kalan miktar. :/ Onun için halen kozmetik dünyası bir çare bulamadı. Açıp mutlaka geriye kalan miktar için parmağınızı daldırmanız gerekiyor. Ben klan miktarı kulak çubuğuyla bayağı kurcalayarak çıkarmak zorunda kaldım. Bu arada ekleyeyim krem de tamamen tükendi.

Bir pompa benim cildime yeterli olmuyordu ne yazık ki. Çünkü sanki su içer gibi nemlendirici çekiyor cildim. Eğer cildiniz böyle problemli değilse sizde sıkıntı yaratacağını sanmam.

Kremin fiyatı :(( O kısımda çok üzgünüm. 110 lira 30 ml lik krem. İki saatlik yüzde elli indirimi ile 55 liraya satın aldım. 55 lirayı yüz kere hak eder bence. Şu anki fiyatı 110 lira.

This %95 organic moisturiser has a thick consistency but never gives an oily feeling. Smells not a chemical rose as we already known from normal cosmetic brands; but a real rose. It is enriched in some vegetable oils and mostly shea butter. Slowing down the aging process and against damages on skin. The only negative thing is that it is very hard to reach the rest amount of bottom bcs its consistency.


29 Ocak 2015 Perşembe

Aralık- Ocak Bitenler/Atılanlar

Selamlar. Bugün ne zamandır sizlere yazmak için boş kaplarını biriktirdiğim ürünleri yazmak istedim. İki ayın sonuna gelmiş bulunmaktayım. 13 ürün bitirmişim,  ama her zamanki gibi içinde yine makyaj malzemesi yok. Hayatımda göz kalemi hariç makyaj malzemesi bitirmişliğim yok sanırım. He bir de maskara var, yalan olmasın.

Bu iki ay içerisinde bitirdiğim ürünlerim şunlar :


1- Otacı Gül Suyu : Güllü Su değil, Gül Suyu dikkatinizi çekerim. Güllü su olan çeşidi de var ama baktım o bayağı bir katkı maddesi doluydu. Bu doğal olanı. Normal gül suyuna göre daha az ekşimsi kokusu var. Beğendim.Tonik yerine kullandım, aşırı hassas cildimde yine o alerjik kızarıklardan çıkar diye bekledim çıkmadı şükür. Şu an Rosense kullanıyorum, gramajı nedeniyle tekrar alırsam Rosense alırım.

2-Avon Planet Spa Ölü Deniz Minerali İçeren Maske: Bu tamamen olduğu gibi atılıyor. Dolabın kenarında senelerce süründü, çoktan bozulmuş tepkimeye girmiştir. İşte bu yüzden artık bir ürünü açıp bitirene kadar kullanıp yenisini açıyorum artık. Yoksa böyle israfı hiç sevmiyorum.

3-Fresh Line Hesperides Dark Circles-Puffiness Serum: Fresh Line markasının testerını bile çok severek bitirdiğim göz serumu. Benim morluk ve şişlikler troid kaynaklı olduğundan hiç bir şey fayda etmiyor, ama yine de bundaki etkiyi çok sevdim. Elime para geçtiğinde her şeyimi fresh linedan alasım var :D

4-Dermozinc Saç Bakım Maskesi : Eczacının lütfen deneyin kesin çok beğeneceksiniz diye kuru saçlarıma verdiği maske. Ancak tek kullanımlık olduğundan mıdır, benim saçıma uymadığından mı nedir... Fayda göremedim gibi geldi. 

5-Bioderma Sensibio AR Krem: Kızarıklık karşıtı hassas ciltler kremi. Yazısını daha önce yazmıştım tıktık .Bu da seyahatlere götürdüğüm testerı idi. Gayet memnundum. 

6- Vaseline Total Mouisture Yulaf Özlü Krem: Nemlendirmesinden memnundum ama içerik pek iç açıcı değil gibi geldiğinden bir daha tercih etmem herhalde. Kokusu da gayet güzeldi. Vücudumda kullandım.

7- Cedre Bleu Parfüm: Fransadan teyzem göndermişti. Anneme çok maskülen gelmişti bana şutlamıştı. Kullandım ama çok bereketli çıktı. Artık seneler olmuştu ki dibini oda parfümü yaparak bitirdim. Maskülen kokular sevenlere, alabilecek olanlara tavsiye edebilirim ancak çok kalıcı değildi.

8-Pure Via Stevia Tatlandırıcı: Bu ne alaka diyeceksiniz ama demiştim sadece kozmetik yazmayacağım :) Fransadan gelen ürünler arasındaydı. Hoşuma giden ne varsa burda belirteyim. Diyet yapanlar bilirler ki şekeri hayatınızdan çıkarmak ölüm gibidir. Burada imdada tatlandırıcılar yetişiyor. Bu tatlandırıcıyı da stevya bitkisinden yapıldığı ve yüzde yüz doğal olduğu için çok sevmiştim. Tatlandırıcıların, özellikle de stevya tarzı tatlandırıcıların şeker kadar zararlı olduğunu düşünmüyorum ayrıca. Çok bereketliydi. Kesinlikle tavsiye ederim. İmkanım olursa tekrar alacağım mutlaka.

9-Multiactiv Spf15 Hyaluronic Asit İçeren Krem: Sadece testerdan ne kadar anlayabilirim.. Tabiki çok etkisini görmedim. Seyahate götürdüm. AMA 5 çeşit paraben içeriyor. Eczane ürünüymüş, almam.

10- Yves Rocher Antirougers Redness Relief Krem: Bu kremden memnundum. Yazısını yazacağım.Buraya da eklerim. Paraben içeriyordu ama kızarıklığım için çok hoşuma giden bir ürün bulamazsam dönerim.

11- Herhangi bir gliserinli el kremi idi :) El kremi işte. Kokusu ve gliserinli olması dolasıyla bitirdim. Üzerinde markası dahi yok :)

12-Alterra Tüm Ciltler için Temizleyici Köpük: Bu ürün ecocert sertifikalı diye tercih etmiştim. İndirimde 10 lira gibi bir fiyatı vardı sanırım. Temizleme hissinden hoşlanmıştım. Ancak içerikte 3. sıra direkt ''alcohol'' diye geçiyor ve öyle türevleri felan da değildi. Herhalde o yüzdendir ki sanki bir tık kuruttu cildimi gibi geliyordu, o yüzden her cilde değil de yağlıya dönük ciltlere tavsiye edebilirim.

13- Doğuş Mistik Chai: Çok başarılı bir çaydı. Düşünün ki bitki çayı süt ile içiliyor :) Öyle enteresan. Çok güzel bir kokusu da vardı. Diyette olduğum için 3-4 paket bitirdim. Normal düzene geçiş yapınca da mutlaka devam ederim. Ama artık üretilmiyormuş. Discontinued olana kadar ararız napalım :( İçerik: Siyah çay, tarçın, böğürtlen yaprakları, zencefil, vanilya aroması, hindiba kökü, karanfil, meyan kökü, kakule meyvesi, karabiber diye geçiyor :) Vanilya ve tarçın kokusu baskın ki bayılırım. Dukan diyetinde de kullanılıyor.

Eveet benim bitirdiklerim bu kadar, umarım almak istediğiniz işinize yarar bir şeyler hakkında fikir vermiştir. 

23 Ocak 2015 Cuma

Ruby Kisses -Pot O'Miracle Lip Revitalizer

Bugün çok yorgunum yarın... Ay bugün işim var sonra... Şimdi arkadaşla buluşacağım akşama yazarım diye diye geciktirdiğim bir yazı ile daha yeniden karşınızdayım :D

Ruby Kisses'in bu lip balmı ne zamandır gözüme çarpıyordu. Watsonsda bulduğumda kaçırmayayım dedim. 



Yoğun bir mentol kokusu içeriyor ve vazelinimsi bir yapısı var. Fakat beni rahatsız etmedi. Sürdüğünüz ilk anda hafif bir karıncalanma yapıyor ve o tarz hisler bana genelde çok işe yarıyormuş izlenimi verir :D Uzun süredir kullanıyorum ve azalma oranı aşağıdaki kadar.

Çatlağı, kuruluğu önleme ve dudaklarda onarma vadediyor. %2 oranında da nane yağı içeriyormuş.



İşe yarıyor mu peki? Bence kesinlikle yarıyor. Dudaklarım aşırı kurudur. Özellikle kışın dudaklarımda da -vücudumun her yerinde olduğu gibi- iflah olmaz bir nemsizlik yaşarım. Bu ürün ona çare oldu diyebilirim. 

Biirrr de ektsra bir özelliğini keşfettim ki, bu sadece bana da olmadı bir arkadaşımda daha denedik; kesinlikle bu ürün uçuğa da etkili. Belki içinde mentol olmasından kaynaklıdır bilemiyorum. Ama uçuğu olan kime önersem faydasını gördü. Açıldıktan sonra 24 aylık kullanım süresi varmış ama o sürede bitmez. 



Malesef uzun zamanda emiliyor. Ama ben ona da çare buldum, geceleri sürüp yatıyorum. Eskiden sabah kalktığımda her sabah mutlaka dudaklarım soyulurdu. Şimdi soyulmuyor. Su içmeye çalışırken dudağım bardağa yapışmıyor :D Bunu rujun altına sürerseniz mat yapıdaki rujlardan eser kalmıyor onu söyleyim. 

Bir eksisi var o da içerik :( Shea yağı, aloe vera, badem yağı gibi güzel içeriklerin yanı sıra malesef 3.sırada petrolatium içeriği var. Daha sonra da mineral yağ geliyor. Bu kadar kimyasal vücuduna girerken ona mı taktın? derseniz de evet nedense taktım bilemiyorum. Tomar tomar para verdiğim ürünlerde artık kimyasal bazlı bir şey olmasını istemiyorum sanırım.

Ama tekrar alır mısın derseniz de, evet; daha az kimyasal içeren ve dudaklarıma daha iyi gelen bir ürün bulamazsam alırım. Watsons'dan 16.90 a almıştım. İndirim dönemlerinde 14.90 gibi bir fiyata geldiği de oluyor. Yine de Watsonsın artık yeteri kadar indirim yapmadığı düşüncesi de ne yazık ki bende yer etti iyice.

Ruby Kisses Pot o Miracle Lip revitalizer contains %2 peppermint oil it gives a little tingle feeling on your lips which is good for me. My lips are very dry mostly  in winter. I apply it in night when going sleeping because it wants time to absorb. I discovered it helps also for cold sore and also it works the same on one of my friend . But ingredients contains petrolatium and mineral oil u should know if you care about ingredients something like that.

Sorry for my bad English. If you have questions , you can reach me from my e-mail adress.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...