24 Şubat 2014 Pazartesi

My Mad Fat Diary Izledim Yeni Bölümü Bekler Oldum


 Ne demiştim? Kendime özgü kişisel bi blog olsun isterim demiştim malum gevezelikte sınır yok bende. Hem de benim gibi olan varsa, izler de kendinden bir şeyler bulur dedim. 

Bir arkadaş sayesinde bu dizi ile tanıştım. İyi ki tanışmışım. Yabancı diziler içinde yazılmayı en çok hakeden dizi bence. Çoktandır varmış bu dizi ama...Ben yeni karşılaştım.

Dizinin başrol oyuncusu aslında 16 yaşında genç kız. Rae. Doğru düzgün arkadaşlık ilişkisi yaşayamamış, kilolarından bir türlü kurtulamamış, gençliğini diyet yapmakla ve fast fooddan kaçmaya çalışmakla geçirmekte olan bir hatun.(bu noktada bana benziyor) Her yaşadığını günlüğüne yazıyor. Müziği çok seviyor, anlıyor ve tam bir Oasis hayranı (ki bu noktada da aynıyız)

 Annesi tam bir bencil. Her anne gibi çocuğunu düşünen bir kadın. Aynı zamanda bunu nasıl yapacağını hiç bir zaman becerememiş olan, düzgün disiplin duygusu sıfır bir ebeveyn. İnsanı çileden çıkaran sahnelerinde kadını ayrıntılı tanırsınız.(Bu noktada da benzerliklerimiz çok fazla...Özellikle de kızı evlerinin üst katından çiçek bahçesine düşüp elini incittiğinde annesinin verdiği ''Bahçem mahvoldu'' tepkisi benden ''Ohaaa'' şeklinde karşılık buldu)

Kız canı çok sıkıldığında kendini duygusal açlığa veriyor.(ki bu noktada da bire bir aynıyız) Annesinin abur cuburları sakladığı dolapla çok mistik anıları var :)) Bileklerini kesme mevzusundan sonra akıl hastanesine yatmış ama bence daha büyük sorunu onun sevgisizlik. Çünkü kimseden takdir ve sevgi de görmemiş. Akıl hastanesindeki arkadaşları da on numara zaten Tixy dediği de kendinin tam tersi aşırı zayıf,  sürekli her şeyi kontrol etme iç güdüsünde olan bir kız ve terapiler işe yaramıyor.

Neyse işte Rae, kendi iç güzelliğinin farkında olmayan, sürekli sorunları kendinde arayan, problemlerden kaçmak için her yolu denemiş fakat başarılı olamamış bir genç(ki bu noktada da aynıyız :)) Sürekli zayıf fit insanlar gibi olmak istiyor ama buna çabalayacak gücü de kendinde bulamıyor. Psikiyatristi ile konuşup rahatlamaya çalışıyor ki psikiyatristin ikna yeteneğine de hasta oldum adam tam bir arkadaş oluyor.

Neyse akıl hastanesinden çıkmasını artık iyi olduğunu söylediklerinde hayatla olan kavgası büyüyor. Küçüklük arkadaşının ortamına giriyor ve olaylar orda patlak vermeye başlıyor. İlk tanıştığı çocuk ilgi gösteriyor ki tam bir şey olacak gibi oluyor çocuk gey çıkıyor..İkincisi şu an olacak gibi ama Rae, çocuğu haketmediğini düşünüp çıkmalarının çok saçma olacağını düşündüğünden yakınlaşamıyor bile. Aşkından gebermesine rağmen, etrafın bakışları bile Rae yi durumdan çekiyor ( ki bunu da yaşadım bire bir benziyoruz)

Dizinin tek beni bağlamayan yanı sex ile ilgili durumların fazlaca konuşulması. Yadırgamam asla, sadece beni bağlamıyor. Ama muhtemelen izlendiği diğer avrupa ülkelerinde herkesin yaptığı muabbetlerdir bu yüzden onlara daha da yakın geliyordur diye düşünüyorum.

Dizide asıl önemli konu aslında kimseye ön yargıyla yaklaşılmamsı gerektiğinin işlenmesi ama bizim erkeklerimiz öyle medeni şeylerden pek anlamaz :) Saçma sapan yorumlar olmuş tabi böyle kızla tabi ilişki yaşanmaz, çocuğa bak kıza bak gibi ama, her şey dış güzellik değil ki çok geçici bunu bi kafanıza sokun :) 

Arkadaş grubunda Chop, Izzy, Archie ve Chloe var. Chloe tam bi sürtük. Bazen hiç beklenmedik şekilde kazık atıyor Rae'nin hiç beklemediği bir anda. O yüzden ben sevmiyorum o karakteri. Ayrıca tamamen fit olması daha da sinir bozucu. :D Her kendini beğenmeyen kızın yanında böyle şahane bi tip olur zaten. Denk mi gelir özel mi geliyorlar ben de merak ediyorum. Neyse malesef Tixy,-Rae'nin en yakın arkadaşı- hastalanarak ölüyor ve Rae bundan kendini sorumlu tutuyor. Bence asla Chloe gibi birisi Tixynin yerini alamaz, bundan sonra arkadaşlık babında  Rae kime sarılacak o da bi muamma.

2.sezon yeni başlamış ama ben resmen gün sayar oldum. Kendimden bu kadar çok şey bulduğum bir diziyi nasıl kaçırdım diye dövünüp durdum. Bir şişmanın duyguları bu kadar güzel işlenemezdi. Yaşadığı ilişkiler, duygu karmaşaları...Hele de şişman aynı zamanda şanssız mı olur? Hem anneden hem babadan hem arkadaşlıklardan nasıl çeker? Böyle şanssızlık olmaz dersiniz ya, he demeyin onu....Çünkü inanın Rae gibi yaşamak zorunda olan çok insan var aramızda. Büyük bir umutla düzelmesini bekliyorum hayatının azıcık da olsa rayına oturmasını.

Neyse karmakarışık bir yazı oldu giriş gelişme sonuç olmadan bodoslama yazılmış idare edin :) 
Tüm önyargılılara, dış görünüşünden memnun olmaynlara, gençlik dizisi arayanlara önerebileceğim şahane bir dizi. İzlemenizi tavsiye ederim.

16 Şubat 2014 Pazar

Sevgililer Günü İndirimi Alışverişleri :)


Yupiiyoo :) 
Vallahi özel günleri sadece indirimler için seviyorum diyebilirim. Zaten başımızda bir kapitalizm belası var, nispeten etkisini azaltıyor en azından bizim için eheheh :) (gül çiçek vs onlar beni bağlamıyor zaten :)) 

Acayip ötesi aşırı aşırısı alışveriş yaptım:)) neden mi ? Çok moralim bozuk ne zamandır. Kendimi neye vereceğimi şaşırdım. Oyun oynadım olmadı, kitap okudum olmadı. müzik dinledim...Heh bak o işte oluyor :) ama yine de yetmiyor.. Kendimi ev ortamından uzaklaştırmam gerekiyordu düşünmemek için.

Neyse indirimleri de kaçırmamak için avm avm gezdim :) İyi ki evli değilim dedim bugün, yazık suratları beş karıştı kızların sevgililerinin :)) Hayattan hiç bu kadar bezmiş görmemiştim bu kadar erkeği aynı anda hehe :)

Peki neler aldıııımmm :)

Durance'den....Urtekram marka organik diş macunu---------------13 tl(indirimsiz)
Rossmann'dan Alterra marka selülit yağı---------------13 tl
Rossmann'dan Lüx pamuk---------------1 tl
Rossmann'dan Isana Duş Kremi Sütproteini---------------3 tl
Rossmann'dan Sunozon Güneş Kremi Hassas Ciltler --------------- fiyatı unuttum vallahi ama bu da indirimdeydi :)
Işıl marka kabak lifli sabun---------------bimden bunu da hatırlamıyorum ama 3.5 tl idi sanırım. Selülit için aldım ama içi zararlı kimyasal doluymuş sonradan farkettim.
Bim'den Ritüel de Beaute Siyah Nokta Temizleme Bandı---------------Bu da 2.5-3 tl arası bir fiyatı vardı.
Gratis'ten Essence 'in Stay with Me Lipgloss'u---------------3.75 tl
Gratis'ten Pierre F.'in Temizleyicisi ve maskesi fiyatını hatırlamıyorum.İndirimdeydi.12 şer lira olabilme ihtimali yüksek. Çok beğeniyor bloggerlar.
Gratis'ten Dirty Works El Kremi---------------sanırım 8-9 lira gibi bir fiyatı vardı içeriğine bakıp nispeten temiz diye aldım.
Watsons'dan 4 tane Alix Avien oje--------------- tanesi 2.75
Rossmann'dan Otacı Saç Şekillendirici---------------10 tl
Gratis'in 200 lük takma tırnağı (işaret parmağım minibüs kapısına sıkıştı :( eski swatchlarla idare edeceğiz. Biraz o görüntüyü idare eder diye.
 Yoksa takma tırnak huyum değil hiç kullanmadım )---------------sanırım 10 tl idi.
Gratis Crystal deodorant---------------9 tl 
Gratis'in kendi markasının maskeleri her biri 1.75 e denk geldi.
Watsons'dan Donawa Professional 40 lı takma tırnak---------------9 tl
Watsons'dan İntim Deodorantı---------------6 tl
Durance'den zeytinyağlı Lip Balm---------------10 tl(armada indirimi)
Otacı Kuru ve Normal saçlar için zeytinyağı ve limonlu şampuan---------------11 lira
Gratis'ten Taft Silikonsuz Parfümsüz Saç Köpüğü---------------7 tl(25 tl üzeri alışverişe) 
Durance Hassas Ciltler için Nemlendirici---------------54 tl(armada indiriminde yakaladım)
vee Astım için tuz lambası---------------50 tl

İşte benim alışverişim bu kadardı :) Abartmışım biraz ama bunlar beni çoook götürür. Bunlardan kullanıp çok memnun kaldım şundan diyen olursa lütfen bi yazsın :) 

sevgiler :)



8 Şubat 2014 Cumartesi

Rimmel London Scandaleyes Show Off Mascara

Let me know if you have any questions.(Scroll down for English)

Merhabalar ilk maskara tanıtımımla karşınızdayım.

Maskara Rimmel London marka. Kate Moss da makyaj yüzü bu firmanın. Böyle pembe bir tübü var.



 İlk bakışta dikkat çekiyor. Tombul görüntülü, tombul fırçalı. Sırf üzerindeki şu kirpik diplerine rahat sürmeyi sağlayacakmış gibi görünen top kısım için aldım diyebilirim. Rimeli zor süren bir insanım zaten. Kolaylık olur sanmıştım. 


 Bir kere şöyle söyleyeyim yapısı inanılmaz yoğun, sanki kurumuş gibi. Kurumadığını sadece sürerken anlıyorsunuz bu bir.

Hatta ne kadar katı olduğunu şu etrafında biriken rimelle daha iyi anlarsınız.


Her seferinde kenar kısmına iyice sıyırmak zorunda kalıyorum.
Sürdüğüm zaman inanılmaz derecede ağırlık yapıyor sanki uykum gelmiş gibi geziyorum sürekli.
Daha sürer sürmez dökülme yapmaya başlıyor en son rimeli sürüp kapıdan çıkmama rağmen kapı önündeki aynada gözümün altına dökülmeye başladığını görüyorum.

Uzatma konusunda fena sayılmaz ama malesef tüm kirpiklerimi birbirine yapıştırıyor. Üstelik kupkuruymuş gibi sürmeme rağmen kirpiklerimi kaldırdığımda üst göz kapağıma yapışıyor.

2-3 saat kadar dışarda durup geldiğimde de tüm rimel simsiyah bir şekilde gözümün altına akmış oluyor üstelik topaklanma yapıyor. Bu kadar överek anlattıkları rimel bu muymuş dedim, inanın Avon rimellerden bile daha memnun kalmıştım.

Bunu alıp eve gelince swatchlarına bakmıştım internetten. Baya bi memnun kalan olmuştu. Ne kadar heves ettim oysa, neresi güzel bunun?

Sanırım Watsonsın indiriminden almıştım bir daha asla almam, tavsiye etmiyorum. İçine bir kaç damla badem yağı damlattım, kullanabilirsem bu şekilde kullanmayı düşünüyorum. Zorlayıp bitiricem, baktım bitiremiyorum malesef çöpe gidecek.

This mascara has a quirky brush which i have never seen before.It is for lifting and defining but i didn't see such a mascara which is useless. When i apply it, i always feel like carrying something on my lashes. It lenghtens my lashes but with a clumpy seem. It doesn't last 3-4 hours. When i apply it, at the same time i can see the clumps under my eyes. I don't recommend this mascara and will never grab it again even it is expensive or not!

NOT: Badem yağıyla daha beter oldu çöpe gitti!


30 Ocak 2014 Perşembe

Down Under Naturals Fruit&Kicks Onarıcı Nem Terapisi Şampuan& Saç Kremi


Aslında Down Under Naturals Nude u çıkardığından beri kimse bu şampuanları merak dahi etmiyor ama ben yazma gereği duydum. Şu an şampuanı tamamen bitirmiş durumdayım krem ise dibinde iki kullanımlık felan kaldı.



Öncelikle şunu söyleyeyim saçlarımdan daha önce de bahsettiğim üzere kendileri kıvırcık, uzun ve kuru. Boyatmadan önce de kuruydu şimdi daha beter kuru. Kupkuru diyebiliriz. Yıpranma da malum var. Ama ben düzleştirici, maşa vs kullanmıyorum. Sadece banyo sonrası kurutma makinesi o kadar. Yani saçım yapısal olarak kuru. Elimi atarım kaskatıdır. Toplarken bile parmaklarıma dolanır.

Bu seriyi deneyim bari dedim yaban mersini ve böğürtlen içeriyormuş. Artı market şampuanlarından da artık mümkün mertebe kaçacağımdan, alternatif arıyordum.

İlk olarak söylemeliyim ki kokusu on numara. Şampuanın temizleme hissi de çok güzel. İlk seferde bile bir hayli köpürüyor ve gıcır gıcır hissi alıyorsunuz. Ama artık hepimiz biliyoruz ki köpürmesi iyi değil ki bu yoğun oranda sls içerdiğini gösteriyor. Kendi de inkar etmemiş zaten lönk diye duruyor içerikte.


He çok güzel hoş bir kokusu var orası ayrı. Ama benim için o da farketmiyor çünkü sonrasında saç köpüğü kullanıyorum. Saç köpüğnün kokusu kalıyor saçımda. Gerisi uçuyor.

Bu şampuanı kullandıktan sonra saç dökülmemde bir azalma olmadı. Aynen devam etti. Zaten kendisinin de böyle bir iddaası yok saç dökülmesini durdurur demiyor. 

Yalnıııızzz şampuan kafamdaki hafif dereceli kaşıntıyı çok azalttı. Bana mı öyle geldi bilmiyorum ama sanıırm kuruluktan kaşınıyordu. Şu an kuruluktan kaşınmıyor ama çok da nemlendiğini söyleyemem. Yine de herhangi bir market şampuanına bin basar. Yağlandırmadan hafif dereceli nemlendirdi ama tamamen bir çözüm yok malesef.

Bunu kullanırken aynı zamanda kremi de kullandım onun da içeriği şu şekilde :


Kremle ilgili de söylenecek çok söz yok aslında. Saçlarımı yumuşacık yaptı aktı gitti diyemeyeceğim malesef. Yine saçımın her zaman dolanan malum üst bölgesini hiç açamıyor bu kremler.Bol bol tarayarak açıp üstüne hiç maske felan kullanmadan denedim bu seriyi ve aylarca kullandım. Yani ekstra bir ürün kullanmadan, objektif olabileceğim fikirlerim bunlar.

 En azından kurutmayıp güzel temizlediği için tercih etmek istiyorsanız edilebilir, ama ben muhtemelen etmem. Elimde binbir çeşit şampuan ve saç kremi var deneyeceğim çünkü. Muhtemelen Nude u %98 doğal içerik iddaa ettiği için deneyeceğim . Rossmanndan testerını aldım, bakalım işe yarayacak mı...

Bir gün mutlaka saçıma iyi gelen şampuanı bulacağım diye ümit ediyorum :D

Bu şampuanı Ankarada yerel bir kozmetikten 13 liraya, kremi de 12 liraya almıştım diye hatırlıyorum. Zaten şu an halen o civar. Yalnız resmen yarım kilo. Şampuan da krem de yarım kilo. Az saçı olana bir sene gider herhalde. O yüzden de pahalı sayılmaz. Merak eden varsa denenesi.


26 Ocak 2014 Pazar

Loreal Üç Etkili Makyaj Temizleme Suyu

Merhabalaar :) 

Yine yeni yeniden bir makyaj temizleyici ile karşınızdayım efenim. Her zamanki gibi geç kaldık ya hayırlısı. Ben iyice gözlemlemeden yazmama taraftarıyım.

Şimdi bu malumunuz ödülü bile olan Bioderma H20 nun bir nevi çakması. Hassas temizleme suyu. E benim de cildim hassas olduğuna göre, asıl bunu yazması gereken benim tamam mı, cildinize uyumsuz şeyleri deneyip duruyorsunuz, haklıyım hanımlar, dağılın :P 


Gördüğünüz gibi şişenin dibinde az kaldı, bu ikinci şişem. Benim cildim malesef elimi sürdüğümde bile kızaracak kadar hassas, ama t bölgem yağlı. Yani kısaca hassas-karma oluyor. Bir dahakine de h2o yu deneyip onu da yazacağım sonra da bi karşılaştırma yazısı gelecek. 

Bence on numara bir makyaj temizleyici. Göz makyajımı ağır yapmam ama rimeli çok severim, kesinlikle iyi temizliyor ve sabahleyin panda surat gibi göz altlarımda siyahlıkla uyanmıyorum. (en alttaki güncellemeye bir göz atın derim ;)

Cildinizi sadece bununla temizleseniz dahi su gerektirmiyor, yapış yapış his bırakmıyor koşup gideyim yıkayayım demiyorsunuz.

Cildinizin gerçekten temizlendiğini çok iyi anlıyorsunuz. Bir kat daha pamuk kullandığınızda pamukta hiç bir kalıntı görmüyorsunuz. İçerikten ben anlamam ama paraben yok, az katkı maddesi olmasından dolayı da benim gönlümü fetetti. Şöyle yazıyor arkasında da: 




Kızarıklıkları da anlık da olsa ferahlatıyor gibi bir his veriyor.
Ancak malesef bereketli bi ürün değil, hemen bitiyor.

11 lira gibi bir fiyata alıyorum ama elimde bir çok başka markanın ürünleri olduğundan tekrar almam şu an için.

EDIT: Bu makyaj temizleme suyunun ikinci şişesini kullandım ve bitirdim. Ağzı çok geniş olduğu için aşırı çabuk tükeniyor ve daha iyi ürünler kullandığım için bunun göz makyajında çok başarılı olmadığını farkettim. Ayrıca alerjik reaksiyona da sebebiyet verdiği kişileri okudum. Bana yapmadı. Yani siz denemeden bilemezsiniz.

 Sevgiler.

24 Ocak 2014 Cuma

Rival de Loop Clean&Care / Göz Makyaj Temizleme Pedi


Kullanıp da memnun kaldığım kalmadığım her şeyi yazma kararı aldım. Belki ara sıra bakan oluyorsa bloğa, bir faydası dokunur. Ben de sıkılmaktan kurtulmuş olurum. Ah bi iş bulaydım! :(

Bugün Rossmannın kendi alt markası olan Rival de Loop'un Göz makyajı temizlemek için olan pedlerinden bahsedeyim size. Şu olur kendisi:


Aslında yazmaya bile gerek olmayacak kadar uygun fiyatlı ama bazı şeyleri internette arayıp hiç bir yorum görememek benim canımı sıkıyor. O yüzden ben de sevmediğim gibi olmak istemiyorum. Her neyse, saçmalamadan konuya geçeyim. 

Rossmanndan daha önce defalarca bahsettim. Alman marka, ve çoook memnun olduğum ürünlerin de sahibi olan marka. Alman marka olan her şeye çok güvenirim. Çok çalışkan bir ırk üstelik de kozmetikte ve teknolojide güvenilebilecek yegane ülke bence.

Yalnız ilk defa Rossmanndan aldığım bir şeyden memnun kalmadım. Bu pedlerden. 


İçerisinde 50 tane ped var. Her biri iki göze birden yetiyor. Ancak problem şu ki inanılmaz yağlı!! Göz makyajını iyi temizliyor felan ama gözümde ışıl ışıl inanılmaz bir yağ tabakası kalıyor. Üzerine makyaj temizleyici köpük veya jel kullanıp tüm yüzümü göz de dahil köpürterek yıkıyorum. Buna rağmen gözümde kalıyor :/


Tamam yağ var yazıyor zaten ama bu kadar da beklemiyordum. Elimde göstermek istemedim zaten yağı göstermeme gerek yoktur diye düşünüyorum. Yağ hissi nob un oje temizleme mendillerinin verdiği hisse benziyor. O derece diyeyim size.


Bir daha alır mısın derseniz, hayır almam. Gözümde yağ butonu oluşacak diye aklım çıktı. Ama bu, benim Rossmann aşkımdan vazgeçeceğimi göstermiyor. Çok da memnunum aksine bu markadan. Arada böyle istisnalar da çıkıversin napalım :)

Rossmannın ürünlerinden şunu kullandım da çok memnun kaldım tavsiye ederim diyen varsa yoruma alayım :)


13 Ocak 2014 Pazartesi

Lush Lemony Flutter Tırnak Eti Bakım Kremi

Let me know if you have any questions.

Bu tırnak eti kremi, bloglardan sonra alındı benim açımdan. Blogları inceliyordum sürekli görüyordum bunu. ''Amaaaan'' diyordum ''kesin tırt bir kremdir, alacağız kalacak sonra kenarda...O kadar para boşa gidecek'' diye çok düşündüm alsam mı almasam mı diye.

Şimdi şunu söylemeliyim ki ben tırnaklarımı ve hatta tırnak kenarlarımı ısırıp koparmış, bu günlere getirmiş bi insanım :P Ne yazık ki... Tabiki bu durum beni genç kız olunca çok rahatsız etmeye başladı çevre tepkilerinden dolayı. O yüzden de abartısız söylüyorum 3 günde bir kuru kuruya tırnak etlerimi keserdim. Düşünün o derece nasırlaşmıştı. Artık bir yöntem bulmam gerekiyordu sonsuza kadar bu böyle gitmezdi. Ben de baya bir araştırdım.Lush ile tanıştım ve iyiki de tanıştım.


Ürün sadece tırnak eti değil sertleşmiş her yerde kullanılıyor ve kesinlikle çok güzel sonuç veriyor. Ben hiç beklemiyordum böyle güzel olacağını. Tırnaklarımı, etlerini keşfettiğim günden beri yermişim... Bana bile faydalı oldu. Mucizevi bir şey desem yeri. Kaskatı tırnak etlerimi yumuşacık yaptı. Sanki manikürlü gibi. 

 50 gram ürün evet uzun süre idare ediyor neredeyse nisanda felan aldım ve sürekli kullanıyorum hala bu kadar:


Misler gibi limon kokuyor ürün. Çok çok fazla koku töleransı olanları rahatsız eder belki ama ben çok bayılıyorum limon da severim sorun olmuyor.

Lushın aynı zamanda ürünlerini hayvanlar üzerinde test etmemesi, hayvanlar üzerinde ürün testi eden firmalarından hammadde tedarik etmemesi de benim için bir diğer artısı.


Serçe parmağıma koyduğum kadar ürünü her bir tırnağıma sürüyorum ve ışıl ışıl yumuşacık tırnak etleri ve tırnaklara sahip oluyorum. Ayrıca bence tırnaklarımı da güçlendirdi bu ürün malum limonun sertleştiren etkisinden.

Üstelik artık tırnak etlerimi çok rahatsız etmedikleri sürece kesmiyorum bile. Geriye itiyorum ve bunu sürüyorum bitti. Sanki kuaförde yeni manikür yaptırmışssınız gibi. Erkek kuzenim bile sordu nasıl dümdüz duruyor kenardaki etler diye. O derece diyeyim size. İçeriği de şu şekilde:


Tam da, tırnak etlerini kesmeyeceğim, artık nasırlaşmış tırnak etlerimden beni kurtaracak bir ürün arıyorum derken karşıma çıkan ürünü iyiki almışım. Lushın diğer ürünlerini de tek tek deniyorum bu ürün yüzünden :P  Organik şeyleri hassas cildim çok seviyor.

Her seferinde çok zam gelmese fazlaca sevineceğim ama bu ürün sürekli zamlanıyor. Şu anki fiyatı 28 liraymış ben 26 liraya almıştım.Yakında 50 lira derlerse şaşırmayacağım. Sürekli artması çok saçma, tamam güzel bir şey yaptınız da afedersiniz b.kunu çıkarmanın manası nedir? Müşteri kaybedersiniz sadece.

Buna rağmen sitesinde stoklarda tükenmiş ama Ankarada olanlar Gordion veya 365 avm deki Lush'dan alabilirler.

I had so many problems with myu cuticles and brittle nails. The lemony flutter is exactly for solving it! :) When i used it, i definetely fall in love with the product. The smell is soo good and it is very moisturising which i can not believe before i gave it.It is a cuticle butter and can be used for body as well. Also has so much beneficial ingredients. After this, it is definetely a must-have for me :) only has a little greasy feeling but absorbs very quickly. :) No problem at all. 


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...